Showing posts with label habib calib. Show all posts
Showing posts with label habib calib. Show all posts

Monday, February 16, 2015

Pakistan ne demek? پاکستان کا مطلب کیا ہے؟ ۰

Habib Calib'in tüm basitliğiyle ciddiye aldığı bu soru 68 yıldır soruluyor. Pakistan ismi nerden geliyor? Neden bölünme gerçekleşti? Kim karar verdi? Nasıl oldu da oldu?

1944'te Sialkot'lu bir öğretmen Aşgar Sovdai 2 satırlık bir şiir yazar: Pakistan ka matlab kya hein?/ Lailaheillallah (Pakistan ne demek? / Lailaheillalah), bu şiircik o kadar tutar o kadar akılları alır ki yıllar sonra Muhammad Ali Cinnah bağımsızlıkta bu şiirin payı %25'tir der. Ve fakat Muslim League hiçbir zaman bu şiiri onaylamaz, lakin gayri resmi şiiri olur, halk arasında bugüne dek 'Pakistan ideolojisi'nin özetidir.

*Anwar Iqbal'in slogan üzerine yazısına bir bakın.

Keşmir'den işgale karşı

Kudretullah Şahab'ın özyaşamöyküsü Şahabname'deki meşhur bir kısımda Keşmirli aşçısı Ramazan'la beraber Cinnah'ı dinler. 3 Haziran 1947, Cinnah Hindistan'ın taksimatını anlatıyor radyoda. Ramazan çok heyecanlıdır dualar eder. Sorar, Pakistan ne demek biliyor musun, neyden yapılır deyince 'lailaheillallah' der (sağcı arkadaşların şimdiden gözleri doldu biliyorum).

Habib Calib tekrar soruyor, basitliğiyle içi boşluğuyla hududsuz kapsayıcılığıyla anlamsızlaşmış bu sloganı ağızlara pelesenk edenlerin tekelinden alıyor ve bir yaşamak meselesi olarak koyuyor. (Sahi 'Türkiye' ne demek? İsmet Özel bu role soyunmadı mı? Yeni bir slogan, yeterince boş, olabildiğine putperest.) Diğer şiirlerinde de aynı stratejiyle iktidarın sözlerini zehirlemeyi tercih eder.

Pakistan ne demek?
Ekmek, elbise ve ilaç
Küçüğünden başını sokacağın bir ev
Gönül ister ki ücretsiz eğitim
Vallahi ben hep Müslüman kaldım
Pakistan ne demek?
   La ilahe illallah...

Amerika'nın sadakası için anırma
Gülmeyin ey insanlar
Dokunmayın demokrasiye
Tutunun özgürlüğünüze
Pakistan ne demek?
   La ilahe illallah...

El koy topraklarına ağaların
Al hırsızlardan değirmenleri
Karanlıklardan çıkar ülkeyi
Pakistan ne demek?
   La ilahe illallah...

Sınırlar, Sind, Baluçistan
Bunlar Pencab'ın canı
Ve Bengal ki hepsinden güzel
Ah etmesin dudakları
Pakistan ne demek?
   La ilahe illallah...

Bu en temel şey öyleyse
Verin halka özgürlüğünü
Darmaduman edin gaspçıları
Hakikate mazhar olanlar söyler hakkı
Pakistan ne demek?

   La ilahe illallah...







Wednesday, February 11, 2015

Habib Calib'den iktidarın danışmanlarına

Habib Calib 20.yy Urduca şiirin toplumsalcı protest kanadının en incelikli en keskin isimlerinden biri. Her şiiri olay olur, her şiiri ezberde kalır, her şiirinden hapse yatar. 1958-69 arası darbeyle başagelen, Bangladeş'teki katliamların, savaşın ve bölünmenin sorumlusu Eyüp Han (Ayub Khan) yönetimdeyken yazar bu şiiri, bir başka şair vesilesiyle.

polis destan yazıyor, Calib cop yerken

Nasıl Türkiye'de her yandaş vakfa bir tekke, iktidara sakilik eden her entellektüele-akademisyene bir köşe, bir makam, bir kadro düşüyorsa, Eyüp Han'da herkesi yemlemeyi adet edinmişti. Milli Marş'ın yazarı Hafız Celandari'de bunlardan biriydi, birgün Calib sahib zat-ı alileriyle karşılaşır, Hafız'da danışmanlık işinin yoğunluğundan yakınır.

Müşir (danışmanlar) şiiri buradan doğar. Aşağıdaki vidyoda bu karşılaşmayı anlatıyor: ''nasılsınız efendim dedim, sanki sizinle konuşarak bir kıyak geçiyordu, Yukarı'ya (uppar) danışman oldum dedi, Allah'a mı dedim?, hayır be aptal Eyüp Han'a, gece 3te arıyor, Hafııız napayım söyle...'' Habib Calib tabi dayanamamış siyasi hiciv klasikleri arasında giren bu şiiri yazmış.

Geçmişte yatsıdan sabaha konuşa konuşa İslam devleti kuran, anayasasını yazan abilerin hepsi bugün danışman oldu. Davutoğlu'sundan Ahmet Öztürk'üne, MİT'e katılan Nuh Yılmaz'dan dünyanın mühim Molla Sadra uzmanlarından İbrahim Kalın'a herkes -Habib'in deyişiyle- ''Allah'ın Nuru'' sandıkları efendilerine çevirdiler kıbleyi. Türkiye Pakistan'laşıyor, ATÜT tartışmalarına malzeme olacak kadar feodalleşiyor. Sevgili danışmanlar, sizden geriye necis bir ülke, hamasetten çatlamış toprak, ve kuzeyi göstermeyen pusulalar kalacak.

Habib Calib'in Külliyatı burada, sf 140-143 arasında bu şiir.



Müşir / Danışman

Ona dedim ki
Bu yüz milyon
Cehlin zirvesi
Zihinleri uykuda.
Her ümit hüzmesi
Kayboluyor karanlığın içinde.
Doğru bu haber,
Çoktan mefta olmuşlardı,
Bir halk ki bilinçsiz,
Ve yaşam bulaşmış onlara
Ve sen de
Dertlerine deva var

Ona dedim ki
Ona dedim ki

Sen Hüda'nın nurusun
Aklın ve bilincin mücessem halisin,
Tüm vatan seninle,
Ve varlığın sebebiyle
Mümkün mülkün necatı!
Sen yeni bir sabahın güneşisin
Sadece gece, senden sonra
O konuşan üç beş kişi,
Şer işler peşinde hepsi!
Kopar dillerini,
Sık boğazlarını.

Ona dedim ki
Ona dedim ki

Belagatlerinden gurur duyanlar
Dilleri lal olmuş,
Sessizlik hakim toplumda,
Misali görülmemiş bir fark var belli
Dünle bugün arasında
Kendi seçimleriyle, senin hükmünde
Bir halk hapiste

Ona dedim ki
Ona dedim ki

Çin
Çin bizim dostumuz
Ona canımız feda
Fakat oradaki nizam!
Aman uzak duralım ondan
Uzaktan edelim selam
Bu yüz milyon üçkağıtçı
Derler onlara avam,
Tabi ki hükümran olamazlar, ama
Sen! Sen! Sen! Sen hakikatsin, birer yanılsama onlar
Ve işte şudur duam:
Kal Hep Başkan!

Ona dedim ki
Ona dedim ki


ASLI:



میں نے اس سے یہ کہا
یہ جو دس کروڑ ہیں
جہل کا نچوڑ ہیں
ان کی فکر سو گئی
ہر امید کی کرن
ظلمتوں میں کھو گئی
یہ خبر درست ہے
ان کی موت ہوگئی
بے شعور لوگ ہیں
زندگی کا روگ ہیں
اور تیرے پاس ہے
ان کے درد کی دوا
میں نے اس سے یہ کہا
تو خدا کا نور ہے
عقل ہے شعور ہے
قوم تیرے ساتھ ہے
تیرے ہی وجود سے
ملک کی نجات ہے
توہےمہرِ صبح نو
تیرے بعد رات ہے
بولتے جو چند ہیں
سب یہ شرپسند ہیں
ان کی کھینچ دے زباں
ان کا گھونٹ دے گلا
میں نے اس سے یہ کہا
جن کو تھا زباں پہ ناز
چُپ ہیں وہ زباں دراز
چین ہے سماج میں
بے مثال فرق ہے
کل میں اور آج میں
اپنے خرچ پر ہیں قید
لوگ تیرے راج میں
آدمی ہے وہ بڑا
در پہ جو رہے پڑا
جو پناہ مانگ لے
اُس کی بخش دے خطا
میں نے اس سے یہ کہا
ہر وزیر ہر سفیر
بے نظیر ہے مشیر
واہ کیا جواب ہے
تیرے ذہن کی قسم
خوب انتخاب ہے
جاگتی ہے افسری
قوم محوِ خواب ہے
یہ ترا وزیر خاں
دے رہا ہے جو بیاں
پڑھ کے ان کو ہر کوئی
کہہ رہا ہے مرحبا
میں نے اس سے یہ کہا
چین اپنا یار ہے
اس پہ جاں نثار ہے
پر وہاں ہے جو نظام
اس طرف نہ جائیو
اس کو دور سے سلام
دس کروڑ یہ گدھے
جن کا نام ہے عوام
کیا بنیں گے حکمراں
تُو ‘یقین‘ہے یہ ‘گماں‘
اپنی تو دعا ہے یہ
صدر تو رہے سدا
میں نے اس سے یہ کہا
Çeviriyazım:

Meine us se ye kaha 
Ye jo das crore hain, 
Jehl ka nichor hain, 
Inki fikr so gayi, 
Har umeed ki kiran 
Zulmaton me kho gai 
Ye khabar darust hai 
Inki maut ho gai 
Be shaoor log hain
Zindagi ka rog hain
Aur tere paas hai 
Inke dard ki dawa  

Meine us se ye kaha 
Meine us se ye kaha 

Tu khuda ka noor hai
Akl hai shaoor hai 
Qaum tere saath hai 
Tere hi wajood se 
Mulk ki najaat hai 
Tu hai mehr-e-subh-e-nau 
Tere baad raat hai! 
Bolte jo chand hain 
Sab ye shar pasand hain! 
Inki kheench le zabaan
Inka ghoont de gala 

Meine us se ye kaha
Meine us se ye kaha

Jin ko tha zaban pe naaz 
Chup hain wo zaban daraaz 
Chain hai samaaj me
Bemisaal fark hai 
Kal me aur aaj me
Apne kharch par hain qaid 
Log tere raaj me 

Meine us se ye kaha
Meine us se ye kaha

Cheen
Cheen apna yar hai 
Us pe jan nisar hai 
Par wahan jo hai nizaam 
Us taraf na jaayiyo 
Us ko door se salaam 
Das crore ye gadhe 
jin ka naam hai awaam 
Kya banain ge hukmaran 
Tu!, tu!, tu! yaqeen hai ye gumaan 
Apni to dua hai ye 
Sadr tu rahe sada 

Meine us se ye kaha
Meine us se ye kaha



Sunday, February 8, 2015

Halil Calib'in 1984 Referendumuna cevabı / ریفرنڈم

1984'teki ''Ziya'ül Hak versus Ziya'ül Hak'' seçiminde  İslam mı, kafirlik mi sorusuyla referanduma giden Pakistan'da Halil Calib durmaz tabi, referandum günü iki arkadaşıyla arabaya atlar Karaçi'yi gözlemler, akşamına o meşhur şiir hasıl olur. Şiirin be-mağni be-hengam tha dizesi muhteşem, seçmekten alıkoyulduğumuz seçimlerin tarigi 'anlamsızlığın hengamesizliği'. 2000sonsuza dek iktidarını yeniden üretme hülyasına kapılmış bir iktidarda  pek tabii  ki daha çok farkına varıyoruz hayatın evlere sıkışmasını. Yeni iç güvenlik kanunuyla muhalif olmanın suçlaştığı ülkede sokaklara cinler musallat olmuşçasına yaşam ricat ediyor.

Referandum

Nereye kayboldu şehir
Ya cin bastı ya da referandum

Kendilerini duvarların arkasına kitlemiş insanlar
Ve dışarıda devasa bir sessizlik

Birkaç sakallı vardı etrafta
Tutuyorlardı matemini imânın

Merhumlar da oradaydı
Hakikatin cenaze alayında

19 Aralık'ta
Anlamsızlık hengame çıkartmadı

Ya hakim böyle karar aldı
Ya da gazetede bir reklamdı



ریفرنڈم